DAVRANIŞSAL YATIRIM REHBERİ, JAMES MONTİER'DEN NOTLAR


  • Yatırımcının temel sorunu, hatta en büyük düşmanı da muhtemelen kendisidir.,
  • Neden hepimiz bu davranışsal önyargılardan etkileniyoruz. Bunun cevabı, tıpkı varoluşumuzun diğer özellikleri gibi beynimizin de evrimsel süreçte süzgeçten geçtiği gerçeğinde yatar. Fakat unutmayın ki evrim buz üstünde yürür gibi ilerler, bu sebeple beyinlerimiz 150 bin yıl önce (Afrika savanlarında) karşılaştığımız çevreye uygun tasarlanmıştır, yine de 300 yıl önce başlayan sanayi çağı için muhtemelen yeterli değildir; belki de içinde yaşadığımız bilgi çağı için hiç uygun değildir.
  • Warren BUFFET'ın dediği gibi, "Yatırım yapmak basittir ama kolay değildir". Başka bir deyişle, basitçe yatırımın nasıl etkili bir şekilde işlediğini anlamak gerekir: Varlıkları gerçek değerinin altından bir fiyata satın alır ve sonra da gerçek fiyatından ya da daha üzerinden işlem görürken satarsınız. Yine de sergilediğimiz her çeşit davranışsal önyargı, bizi yapmamız gerektiğini bildiğimiz şeyleri yapmamız gerektiğini bildiğimiz şeyleri yapmamızı engelleme eğilimi gösterir.
  • Kriz tırmandıkça, önceden makul sayılan insanlar, tedbirlerinizin bilgeliğini pekiştirmeye hizmet edecek çok sayıda korkunç ve kesin veriyle donanarak dünyanın sonunu tahmin etmeye başlayacak. Her düşüş, bazılarımızın 1974 yılında yaşadığı gibi, "ölümcül felç" başlayana kadar sıcak paranın güzelliğini artıracak. Aşırı yatırım yapanlar önce donakalacak ve oturup dua edecek. Parlak görünen, para akıtan birkaç kişi ise bu parlak görüntüden kolayca vazgeçmek istemeyecek. Yani hemen hemen herkes ataleti kemikleşmeye başlayarak izleyecek ve bekleyecek. Genellikle elinde çok fazla nakit para tutanlar piyasadaki toparlanmanın büyük bir bölümünü kaçıracak. Ölümcül felcin tek bir çaresi var; yeniden yatırım yapmak için kesinlikle savunma planı yapmalısınız ve buna sadık kalmalısınız. Her eylem felcin üstesinden gelmek zorunda kaldığından, benim tavsiyem çok sayıda küçük adımdan ziyade birkaç büyük adım atmak. En dipten atılacak tek bir dev adım daha iyi, fakat şeytanla sözleşme imzalamadan birkaç büyük hamle çok daha güvenli.
  • Charlie MUNGER'ın işaret ettiği gibi, "Şimdiye kadar gördüğüm en kötü işletme kararlarından bazıları geleceğe dönük tahminler ve geçmişe indirgenmeler içerenlerdir. Görünüşe göre daha yüksek matematik ve daha hatalı kesinlik size yardım etmesi için gerekir, ancak etmiyor. İşletme okullarında böyle şeyler öğretiyorlar çünkü bir şeyler yapmaları lazım."
  • Peki öngörerek yatırım yapamıyorsak, nasıl yatırım yapmalıyız? Ben GRAHAM'ın da dile getirdiği üzere, "Analiz kehanette bulunmaya değil, derin stratejilere dayanmalıdır."
  • Yatırımla ilgili her şey hakkında kesinlikle her şeyi bilmeye uğraşmaktan ziyade, gerçekten bilmeniz gereken beş şeyi analiz etmemiz çok daha iyi işe yarayacaktır. First EAGLE'dan Jean-Marie EVEİLLARD, iddiamı şu sözlerle onaylıyor: "Ayrıntılarda boğulmak veya karmaşıklığın cazibesine kapılmak çok yaygındır ancak benim için en önemlisi, işin gerçekten önemli üç, dört veya beş ana özelliğinin ne olduğunu bilmek. İşimin öncelikle doğru soruları sormak ve karar vermek için analize odaklanmak anlamına geldiğini düşünüyorum.
  • Warren BUFFET'ın yatırım yaparken sonraki çeyreğin kazanç görümünü tartıştığını ya da çok fazla bilgiye başvurduğunu asla duyamazsınız. Bunun yerine, "Yöntemimiz çok basit. Biz sadece dürüst ve becerikli insanlar tarafından yönetilen, esasen ekonomisi iyiden mükemmele belli başlı işletmeleri makul fiyatlarla satın almaya çalışırız. Yapmaya çalıştığım tek şey bu" diyecektir.

Yatırım yapmak için tek bir doğru yaklaşımdan söz edemeyeceğimiz gibi, yatırım yaparken daima değerlendirmenizi söyleyebileceğimiz gibi, yatırım yaparken daima değerlendirmenize söyleyebileceğim üç, dört veya beş unsurda yoktur. Her şey yatırım yaklaşımınıza bağlıdır. Ben köklü bir değer yatırımcısıyım, bu yüzden favori odak noktalarım sizin zevkinize uymayabilir. Aslen üç unsura odaklanıyorum:

  1. Değerleme: Bu hisse senedinin değeri cidden ederinin altında mı?
  2. Bilançolar: Bu hisse senedi çakılıyor mu?
  3. Sermaye disiplini: Yönetim onlara verdiğim nakitle ne yapıyor?

  • Ne zaman televizyonu açsam, zihnimi neredeyse piyasalardaki rasgele dalgalanmaların derinlemesine analiziyle doldurmaya adanmış en az üç kanal bulabiliyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi, bu kanallara arkadaşım balonvizyon diyor. Günlük değer değişikliğinin ayrıntıları, inandırıcılık katması için birkaç papyon takan uzmanla birlikte hırslı erkekler ve çekici kadınlar karmasından oluşan bir grup tarafından geri kalanımıza açıklanıyor. Aynı şey finans basınında da yaşanıyor; köşe yazısı üstüne köşe yazısı, piyasa dün ne yaptıysa bugün neden yaptığına dair miadı dolmuş gerekçelerle dolu.

  • Yatırımcılar için sorunun büyük kısmı, büyük ölçüde balonvizyon sayesinde, yatırım yapmanın heyecan vermesini beklemeleridir. Oysa Paul Samuelson'ın vaktiyle belirttiği üzere, "Yatırım sıkıcı olmalı. Heyecan vermemeli. Yatırım yapmak daha çok boyanın kurumasını ve çimlerin büyümesini izlemeye benzemelidir. Heyecan arıyorsanız Las Vegas'a gidin.

  • Blaise Pascal'ın zamanında dediği gibi, "İnsanların tüm sefaleti, sessiz bir odada tek başına oturamamaktan kaynaklanır." Bir diğer alternatif de, Winnie the POOH'nun işaret ettiği üzere "Hiçbir şey yapmamanın değerini asla hafife almayın".

 

  



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PETER LYNCH'TEN NOTLAR

SIFIRDAN MİLYONERLİĞE Borsada Yatırım Yapmanın Basit, Etkili ve Stressiz Bir Yolu Kitabından Kendime Notlar

DEEPSEEK'E SORDUM-İSMEN